Saniye sonra Kapanacaktır
Cogunlukla Bulutlu

7°C

Sivrihisar

Cogunlukla Bulutlu
Nem: 66%
Ruzgar: W at 8.05 km/h

Giriş yapmamışsınız.

TARİHİ ESERLERİMİZ
FacebookTwitterGoogle bookmark
SİVRİHİSAR  KALESİ

sivrihisarkalesi Kalede Yazıcı İbrahim Ağa isminde bir derebeyi oturmuş, kaleyi bir eşkıya barınağı haline getirmiş fakat 1852 yılında kaleden çıkarılmıştır. Kalenin, günümüzde küçük bir beden duvarı kalmıştır. Kalede su sarnıcı, zahire  ve mühimmat konacak mahzen yerleri belli olmaktadır. Kaleye çıkış çok zordur.Kaymakam Mahmud Bey tarafından1899'da yaptırlımıştır. Büyük ve ilgi çekicidir. Bir tepenin 
Kaymakam Mahmud Bey tarafından1899'da yaptırlımıştır. Büyük ve ilgi çekicidir. Bir tepenin 

SAAT KULESİ

saat_kulesi_20_yl_nceKaymakam Mahmud Bey tarafından1899'da yaptırlımıştır. Belediye Reisi Yüzügüllü Hacı Mehmet Efendi tarafından l900 yılında yaptırılmıştır. l902-l903 tarihli Ankara Salnamesinde Saat Kulesinin l316’da (l898) yapıldığı, saatinin de Avrupa’dan getirtildiği bildirilmiştir. (Kaynak  Prof.Dr.İbrahim KAraca)
  Büyük ve ilgi çekicidir. Bir tepenin üzerindedir ve her taraftan görülebildiği için Sivrihisar'ın sembolü durumundadır. İçinde pirinçten yapılmış bir çan vardır. Ayda bir defa kurularak çalışmaktadır. 2012 yılında tekrar restore edilmiştir.

ALEMŞAH  KÜMBETİ

alemah_trbesiİlçe merkezinin içinde yer almaktadır. Balta oğlu Melikşah Bey, Sadrazam Çoban oğlu Timurtaş Paşa tarafından öldürülen Sultan Şah için 1350 yılında yapılmıştır. Kümbet iki katlıdır. Alt katta mezar bölümü bulunmaktadır. Üst kat ise mescit amacı olarak yapılmıştır. Piramit şeklinde çatısı bulunmaktadır. Çatı hariç bina mermerden yapılmıştır. Mermerler Pessinus şehrinden getirilmiştir. Selçuklu sanat anlayışı ile yapılan kapısı, cephe duvarlarına nispeten simetrik değildir. Kapı etrafındaki mermerler çok güzel oymalarla süslenmiştir.Kümbetin kapısı ağaçtan yapılmıştır. Kapı üzerindeki kitabede  “ Bu imareyi büyük emir ümeranın meliki, meali ve mekârimi  sahibi hayır ve hasenat babası Melikşah yaptırdı. Çalap tevfikini daim etsin ve cennet yolunu kolaylaştırsın. Bunu Rahmeti ilâhiyeye nail, sait ve gençlik çağında  zulümle şehit edilen kardeşi Sultan Şah Binikir Baltu için yaptırdı. Allah Ağfû mağfiret etsin ve bunları cennetin ortasına (Cenneti Firdevse) iskân etsin.Yazan Vacibûl Hatip’tir.Sene 728 göç yılı” yazılıdır.
İlçe merkezinin içinde yer almaktadır. Balta oğlu Melikşah Bey, Sadrazam Çoban oğlu Timurtaş Paşa tarafından öldürülen Sultan Şah için 1350 yılında yapılmıştır. Kümbet iki katlıdır. Alt katta mezar 
 PESSİNUS ŞEHRİ (BALLIHİSAR KÖYÜ)

pessinus1Antik Pessinus şehri Sivrihisar’a 16 km uzaklıkta ve ilçenin güneyindeki, şimdiki Ballıhisar Köyü adıyla anılan yerleşim merkezindedir. 
Pessinus’tan geçen Kral Yolu güvenilir ve kestirme olduğundan Roma ve Bizans çağlarında da kullanılır. Antik kentin yakınlarında yol kalıntıları günümüzde de görülebilir. Roma çağında Pessinus’a giden yollarda mil taşları kullanılır. Hellenistik çağda şehirdeki tapınak onarılır, meclis binası, stoa, kanal, tiyatro ve yollar yapılır. 1967 yılında Belçika Gent Üniversitesi tarafından aralıklarla 2008 yılına kadar kazı çalışmaları yapılmıştır. 2009 yılından itibaren kazılar, Avustralya Melbourne Üniversitesi tarafından devam etmektedir. Kazılar sonucunda çıkan eserler Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nde ve Pessinus’ta kurulan açık hava müzesi’nde sergilenmektedir.
Burası Hititler tarafından Kubebe ya da Kubaba olarak söz edilen "Tanrıların Anası" Kibele'nin, ünlü tapınağının bulunduğu Frigya Devleti'ne aitti. Kibele, Kybele, Kübele ya da Fransızca yazımı Cybele'nin ve Türkçe'de okunuşu Sibel'dir. Diğer isimleri ise; Dindymene, Agdistis veya Magna Mater'dir. Ana Tanrıça'nın heykeli, bir inanışa göre, gökten düşen siyah bir taştır. Bu nedenle "Kara Taş" adıyla da anılır. Pessinus, zamanın en büyük ticaret merkeziydi. Bu devirde rahipler aynı zamanda hükümdardı. Pessinus, daha sonraki yıllarda ticaret merkezi olarak, varlığını sürdürmesine rağmen rahiplerin yetkileri oldukça azaldı. Tarih dönemleri içinde Pessinus, diğer Frigya kentleri gibi Lidya ve Pers egemenlikleri altında kaldı. Helenizm Çağı'nda bu bölgeyi istila eden Galatlar, Pessinus' u başkentleri konumuna getirdiler.
Bergama Krallığı döneminde, rahipler tarafından yönetilen bağımsız bir prenslik olan Pessinus, Roma ile Kartaca arasında süren Pun savaşları sırasında oldukça zarar gördü.
pessinus2M.Ö. 205 yılında Roma Senatosu, Pun Savaşları'nın sonucunu öğrenmek için Sibil kehanet kitaplarına başvururdu. Kehanete göre; düşmanı Roma topraklarından çıkarmak için, Ana Tanrıça Kibele'yi Roma'ya getirmek gerekmektedir. Bunun üzerine Roma Senatosu, Bergama Kralı Attolos'a elçiler göndererek Ana Tanrıça'yı Roma'ya getirtir. Ana Tanrıça, Patinus Tepesi'ne yerleştirilir. 12 yıl sonra kendisi için burada özel bir tapınak yaptırılır. Ayrıca her yıl, nisan ayının altıncı günü Frigyalı bir tanrıçayı ve tanrıyı kentte gezdirerek, halktan sadaka toplarlar. 204 yılında Kartacahlar'a karşı büyük zaferler kazanılır ve 203 yılında kesin zaferle savaş noktalanır.
Pessinus,Bergama Krallığı döneminde en parlak devrini yaşamıştır. Ayrıca yine bu dönemde, günümüze kadar ulaşan tapınak ve sanat eserleri oluşturulmuştur.
Ana Tanrıça Kibele
Ana Tanrıça Kibele, ismini, Kybelon Dağı'ndan almıştır. Ana Tanrıça hakkında pek çok efsane bulunmaktadır. Bunlardan biri de şöyledir:
"Ana Tanrıça, Pessinus yakınlarında koyunlarını otlatan, Ates ya da Attis adındaki bir delikanlıya aşık olur. Attis, Tanrıça uğruna, bir kaya üzerinde erkekliğini kurban eder ve bunun sonucunda ölür. Ancak ilkbaharda Kibele'nin gözyaşlarıyla tekrar dirilir. Bu yeniden dirilişi yaşatmak için, kendileri de hadım olan Pessinus Tapınağı rahipleri Galloslar büyük tören düzenlerler. 22 Mart'ta, Atis'in altında erkekliğini feda ettiği çam ağacından kesilmiş bir dalı, tapınağa getirirler. Bütün dindaşlar ve rahipler, matem içinde göğüslerini döverler, çam kozalakları ile her yerlerini kanatırlar. Bir yandan müzik eşliğinde Galloslar Tapınağın mihrabı çevresinde kendilerini kaybedinceye kadar dönerler. Bazen, vecde gelmiş olan biri, taş bir bıçakla, mihrabın üstünde erkekliğini keser ve Gallos olup Ana Tanrıça ile birleşmiş olur. 25 Mart'ta, Başrahip "Archigallos" birdenbire bütün lambaları yaktırır. Attis tekrar dirilmiştir. Çocuklar ve genç kızlar beyaz elbiseler giyerler. Coşkun bir bayram başlar."
Tapınak:
pessinus-imperial-templeYapı çok ilginç bir plana sahiptir. Dar kenarlarında altı, uzun kenarlarında on bir sütun bulunan peristasis (antik tapınağın etrafını çeviren sütun dizisine verilen ad) Hellen tapınağının değişik bir uygulamasını göstermektedir. Yapıyla ilişkisi olan ve bir theatron (Antik Yunan tiyatrosunda seyircilerin oturduğu kısma verilen ad) işlevi gören gösterişli bir basamak sırası ortaya çıkarılmıştır. Bu nedenle Belçikalı araştırmacılar onu bir tiyatro-tapınak olarak tanımlamışlardır. Ancak Prof.Dr. Ekrem Akurgal söz konusu basamakların Kibele kültü ile ilgili olduğunu ileri sürmüştür. Çünkü tapınağın yeraltı bölümü Aizonai Tapınağında olduğu gibi buna işaret etmektedir. Mimari süslemelerine göre tapınak MS. 1. yylın ilk yarısında yapılmıştır. Açık bir alanı üç yandan çeviren portiko (çatısı sütunlarla taşınan hol) kalıntıları buranın bir agora olarak düzenlendiği görünümünü vermektedir. Yapı, eski Anadolu kültürleriyle ilişkili Hellen tapınakları şeklinde batıya bakmaktadır.
Nekropol:
Kentin nekropolünde yapılan kazılarda ön yüzleri kapı şeklinde olan Geç Roma mezarlarının güzel örnekleri bulunmuştur. Nekropol seramiğini inceleyen İnci Bayburtoğlu’na göre halen Ballıhisar’daki yerel bir depoda korunan mezar taşları MS. 3. ya da 4. yy a tarihlenebilir. Bunların içinde en önemlisi üzerinde bir aslan heykelinin yer aldığı steldir.
Belçikalı arkeologlar, Pessinusun sığ vadisinde yapılmış geniş ve olasılıkla uzun bir kanalı da ortaya çıkarmışlardır. Bu kanalın her iki yanı basamaklıdır ve söz konusu basamaklar yazın kanaldaki su düzeyi aşağı indiğinde vatandaşlara kolaylık sağlıyordu. Bundan başka kanalın kuzey ucundan Roma çağında varolan derenin suyunu düzenleyen kapatma sistemini de Belçikalı arkeologlar bulmuşlardır.
ERMENİ KİLİSESİ
bakmdan_nce_kiliseErmeni kilisesi 1881'de Ermeniler tarafından yapılmıştır. Bu yapı ilçemizde Kevser Caddesinde bulunmaktadır. Taş malzemeleri kullanılarak yapılmıştır ve çapraz şeklindedir. Binanın ortasında büyük bir kubbe vardır. Köşelerinde de iki büyük çan vardır.
Giriş batı kısmındadır. Kapıda melek şekilleri vardır. Ayrıca duvarlarda ve kaidesinde birçok yazıt ve kitabe vardır. Sivrihisar'ın turistik yerlerinden birisidir. Şu anda hiç bir amaç için kullanılmamaktadır. Ancak birçok turist kiliseyi her yıl ziyaret etmektedir. Ermeni kilisesi 19. Yüzyılda yapılmış dini ve sanatsal yapıttır.
Ermeni kilisesi 1881'de Ermeniler tarafından yapılmıştır. Bu yapı ilçemizde Kevser Caddesinde 
 ERMENİ HAMAMI
ermeni_hamamYazıcıoğlu kayaların yamacında bulunan Gavur (Ermeni)hamamının, yapılış tarihi sıcaklık bölümünün köşesinde yer alan giriş kapıları üzerindeki kabartmalardan dan anlaşılacağı üzere 1867-1868’dir. İnşa tarihi ile ilgili herhangi bir kitabe ve kayıt bulunmayan yapının halvet hücrelerinin giriş kapıları üzerinde yazılı olan bu tarihlerin, yapının inşa tarihi olabileceği düşünülmektedir. Yapı, bu gün yarı yıkık durumdadır. Yapının günümüze “ılıklık”, “sıcaklık”,” külhan” ve “su deposu” bölümleri ulaşmıştır.
Güney de sivri kemerli dikdörtgen kapı açıklığından “ılıklık” bölümüne girilmektedir.
Ilıklık bölümünün kuzey duvar ekseninde bulunan sivri kemerli dikdörtgen kapı açıklığından yapının “sıcaklık” bölümüne geçilmektedir.
Yapının kuzeydoğu da dikdörtgen planlı olan “külhan”, yapının kuzey cephesinde dışa doğru taşkındır.
Kuzeyde bulunan odanın duvar ekseninde açılmış olan yuvarlak kemerli açıklık yapının “su deposu” nun bulunduğu bölüme açılmaktadır.
Duvarlarda tespit edilen izlerden zemin altında sıcak havanın dolaşımını sağlayan hava boşluklarına yer verildiği ve beden duvarlarına yerleştirilen künkler vasıtası ile bölümün ısıtılmasının sağlandığı anlaşılmaktadır. Günümüzdeki tabirle yerden ısıtma sistemi burada hayata geçirilmiştir.
Bugün terk edilmiş olan Gâvur(Ermeni) hamamı, köşelerde birer tane olmak üzere dört odalıdır. Gâvur Hamamı Ermeniler tarafından yapılmış olmakla birlikte, geleneksel Osmanlı hamam mimarisinin tüm özelliklerini yansıtır. Bu eser Osmanlı döneminde azınlıkların geleneksel Türk mimari üslubu etkisinde kaldıklarını belgeleyen örnektir.Bugün terk edilmiş olan Gâvur(Ermeni) hamamı, köşelerde birer tane olmak üzere dört odalıdır. Gâvur Hamamı Ermeniler tarafından yapılmış olmakla birlikte, 
YENİ HAMAM
yenihamamHamam Abdurrahim Efendi tarafından 1274 tarihinde yaptırılmıştır. Hamamın, külhan kapısından girişte sol tarafta bir kuyusu bulunmaktadır. Hamam kadınlara ve yanında Erkeklere hitap etmek üzere çifte hamam olarak planlandırılmıştır.
 Hamam Abdurrahim Efendi tarafından 1274 tarihinde yaptırılmıştır. Hamamın, külhan kapısından girişte sol tarafta bir kuyusu bulunmaktadır. Hamam kadınlara ve yanında Erkeklere hitap etmek üzere çifte hamam olarak planlandırılmıştır.Hamam Abdurrahim Efendi tarafından 1274 tarihinde yaptırılmıştır. Hamamın, külhan kapısından girişte sol tarafta bir kuyusu bulunmaktadır. Hamam kadınlara ve yanında Erkeklere hitap etmek üzere çifte hamam olarak planlandırılmıştır.Hamam  
KUMA HAMAMI
sivrihisar-kumacik-hamami-yikildi-yikilacak-5045676_oÇarşı içinde, belediye binasının yanında yer alan Kumacık Hamamı 1407 yılından önce yapılmıştır. XII. ve XIII yy. Türk hamamlarının karakteristik özelliğini taşıyan bu hamamın soyunmalık kısmındaki (kagir) kemer kalıntıları görülmeye değerdir. Ilıklık, sıcaklık ve halvet bölümlerindeki kubbeler dikkat çekicidir. Hamam önceleri suyunu Tabakhane çeşmesinden alırken sonra şehir suyu şebekesinden almaya başlamıştır. Suyun yeterli olmadığı zamanlarda külhan avlusunda bulunan su kuyusu kullanılmıştır.
Çarşı içinde, belediye binasının yanında yer alan Kumacık Hamamı 1407 yılından önce yapılmıştır. XII. ve XIII yy. Türk hamamlarının karakteristik özelliğini taşıyan bu hamamın soyunmalık kısmındaki (kagir) 
SEYDİ (SEYDİLER) HAMAMI
seydi_hamam3Seyyid Nurettin’in kızı Seyyide Nuriye Hatun 1490’da yaptırmıştır. Hamam moloz taş ve tuğladan yapılmıştır.Soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Plan olarak haç biçimli, dört eyvanlı köşe hücreli hamamlar gurubundadır. Eyvanların üzerleri kasnaklı kubbeler ile örtülüdür. Sonraki yıllarda hamamın önüne camekanlı bir bölüm ile bir de havuz eklenmiştir.
 Seyyid Nurettin’in kızı Seyyide Nuriye Hatun 1490’da yaptırmıştır. Hamam moloz taş ve tuğladan yapılmıştır.Soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Plan olarak haç 
ALİDEDE TÜRBESİ
Sivrihisar ilçe merkezindedir. Yenice Mahallesi Ali Dede Sokak’ta bulunmaktadır. Ahşap direklerin taşıdığı ahşap bir çatı ile örtülüdür. Kitabesi ve vakfiye kayıtları bulunmaya türbenin inşa tarihi tam olarak bilinmemektedir. Ancak türbenin önündeki avluda bulunan 1371 tarihli Hacı İbrahim isminde bir kişiye ait mezar taşı bulunmaktadır. 
CAFER TAYYAR TÜRBESİ
Sivrihisar merkezdedir. Ahşap çatı örtülüdür Kitabesi ve vakfiye yazısı bulunmayan yapının inşa tarihi bilinmemektedir. Türbede bulunan sandukada bir kitabe bulunmamaktadır.
SİVRİHİSARDA SELÇUKLU ESERLERİ
Sivrihisar’ı 1038 tarihinde ellerine geçiren Selçuklular, şehrin gelişmesi için ellerinden geleni yapmışlardır. Sivrihisar Selçuklular zamanında 300 seneye yakın uçbeyli olarak kalmıştır. Bu süre içinde parça parça bölgeye gelen Türk Kahramanlarının yığınak yeri haline gelmiştir. Bu sırada Konya Fars Edebiyatının merkezi haline gelmiştir. Aynı zamanda ahilik ve Bektaşiliğin beşiği olmuştur. Devlet teşkilâtı gibi büyük teşkilâtı olan ahilik ve bunun kolu olan Bektaşilik burada ünlü kişilerin yetişmesine sebep olmuştur. Bunlardan bazıları Karaca Ahmet Sultan, Seyyit Nurettin, Yunus Emre, Ahi Rüstem, Ahi Evren, Ahi Şerafettin, Nasreddin Hoca, Ordu kadısı Celâlettin, Hazinedar Necibittin Mustafa en başta gelenleridir. Bu zamanda yetişen şahısların yaptıkları eserlerden bazıları şunlardır : Selçuk Bey’in (Umur Bey’in Babası) 1192 yılında yaptığı Akdoğan Mescidi, Akdoğan Çeşmesi,Umur Bey tarafından yapılan eserler “1192 yılında Gecek Köyündeki cami-minaresi ve çeşmesi, Hamakarahisar Köyündeki kaplıca.” Emir Seyfettin Kızılbey tarafından 1279 yılındaki kaplıca karşısındaki cami. Eminiddin Mikâil’in yaptırmış olduğu İç Anadolu’nun en büyük ahşap camisi, o devirde Sivrihisar’da bulunan 18 han ve kervansaray, ülkedeki vilâyet merkezlerinin çoğunda yoktur. İlhanlılar devrinin en muhteşem eseri Alemşah Kümbeti ve Mülk Köyü’nde bulunan Alemdar Doğan Beyazıt Kümbetidir. Sivrihisar’da ilk minare Gecek Köyünde 1199 yılında Selçuk tarafından yaptırılmıştır. Sivrihisar merkezindeki ilk minare ise Hoşkadem Camisinin minaresidir. Bu minarenin mimari özelliği çoktur. Selçuklularda ve Osmanlılarda padişah hariç yönetimdeki kişiler hayatlarında yalnızca bir tek minare yaptırabildikleri için minare yapımına çok itina göstermişler ve mimarisi için gereken önemi vermişlerdir.
Eski çağların ünlü kenti Pessinus'un kalıntıları Sivrihisar yakınında, Ankara-Eskişehir karayolu üzerinde, bugünkü Ballıhisar yöresinde bulunmaktadır. Eski Kral Yolu üzerinde olan antik şehrin üzerinde bugün Ballıhisar Köyü kurulmuştur. Friglerce Kybele diye adlandırılan ana tanrıçanın bulunduğu en önemli tapınma yerlerinden biri olarak biliniyor. Büyük olasılıkla bir meteor olan siyah taşın gökten inen tanrıça idolünün bulunduğu yerdi. Romalılar, Kartaca’ya karşı olan savaşı kazanabilmek için bu taşı MÖ 204 yılında Roma’ya götürürler ve bunu Magna Mater (Ulu Ana) diye adlandırırlar. Pessinus ana tanrıça için yapılmakta olan törenlere sahne olur ve o dönemlerde kendini ana tanrıçaya adayanların merkezi konumuna gelir.
Ali Dede Türbesi (Sivrihisar): Sivrihisar ilçe merkezindedir. Yenice Mahallesi Ali Dede Sokak’ta
bulunmaktadır. Ahşap direklerin taşıdığı ahşap bir çatı ile örtülüdür. Kitabesi ve vakfiye kayıtları
bulunmaya türbenin inşa tarihi tam olarak bilinmemektedir. Ancak türbenin önündeki avluda bulunan
1371 tarihli Hacı İbrahim isminde bir kişiye ait mezar taşı bulunmaktadır.
Cafer Tayar Türbesi (Sivrihisar): Sivrihisar merkezdedir. Ahşap çatı örtülüdür Kitabesi ve vakfiye yazısı
bulunmayan yapının inşa tarihi bilinmemektedir. Türbede bulunan sandukada bir kitabe
bulunmamaktadır.
 

Yorum ekle




Sivrihisarlılar Derneği Gençlik Kolları

Design by İbrahim ÖZ .